Önsöz
Yaşantımız doğal radyasyonun sağanağı içerisinde geçerken, her gün binlerce kişi de hastalıkları ve meslekleri gereği ilave radyasyon dozlarına maruz kalıyor. Radyasyonun günlük hayatta özellikle sağlık sektöründe hızla artan kullanımı, radyasyonla çalışan ve yüksek teknolojiye sahip olan cihazların sürekli yenilenmesi, düşük dozda radyasyonun etkilerine yönelik bilimsel araştırmaların yeni boyutlar kazanması, radyasyonun sağlık riskleri ve korunması konusundaki bilgilerimizin de sürekli güncelleştirilmesini gerektiriyor.
Bu kitabı niçin yazdım?
Medikal fizik, sağlık fiziği, biyomedikal mühendislik gibi lisans ve lisansüstü eğitim programlarında kullanılabilecek çok az sayıdaki Türkçe kaynak sayısına katkıda bulunabilmek.
Medikal incelemelerde, meslekleri gereği radyasyona maruz kalan hekim ve teknisyenlerin bilgilerini tazelemek.
Radyasyonun düşük dozları denildiği zaman, düşük doz aralığının tam olarak “hangi aralık” olduğu ile ilgili bilimsel tartışmaların yer aldığı literatür bilgilerini paylaşmak.
Bazı tanısal incelemelerde, özellikle çocuklar için ciddi olabilecek sağlık risklerinin, kullanıcılar ve kuruluşlar tarafından daha iyi anlaşılmasını sağlamak.
Yakın gelecekte, gündemde oldukça sık yer alacak olan nükleer santrallerin, toplumda bir sağlık riski oluşturup oluşturmadıkları ile ilgili olarak yapılmış araştırmalardan kazanılan deneyimleri aktarmak.
Dünyadakine benzer olarak bizde de, gittikçe toplumda artmaya başlayan “nükleer karşıtlığı ve radyasyon fobisinin” nedenlerini ve sunulan karşı tezleri açıklamak.
Radyasyonun sağlıkta kullanımına yönelik olarak tarafıma, toplumun her kademesinden iletilen soruların gittikçe sıklaşmasına bağlı olarak artan motivasyonum sonucunda, bu kitap ortaya çıktı.
Yukarıda sıralanan tüm hususları dikkate alarak kitabın içeriğini, iyonlaştırıcı radyasyonun düşük dozlarına maruz kalan kişilerde ortaya çıkabilecek sağlık riskleri ve bazı tanısal incelemelerde bu dozlarının nasıl düşürülebileceği üzerine yoğunlaştırdım.
Kitap, temelde üç ana başlıktan oluşmaktadır. İlk ana başlık, diğer bölümlerde verilen bilgilere hazırlık olması için, radyasyon fiziği ve biyolojisi ile ilgili olarak bazı temel bilgileri kısaca özetlemektedir.
Radyasyondan korunma felsefesinin daha iyi anlaşılması ve düşük doz radyasyonun etkilerinin irdelenebilmesi için radyasyon epidemiyolojisinde yapılan önemli araştırmaların geniş bir özeti, ikinci ana başlık olarak ele alınmıştır. Radyasyonun etkilerinin anlaşılmasında, kişilerin ışınlanarak deneysel çalışmaların yapılamayacağı gerçeği bu epidemiyolojik araştırmaları son derece önemli kılmaktadır. Ancak elde edilen sonuçların istatistiki güvenilirlikleri düşüktür ve bu nedenle verilerin sunulmasında bu sonuçlara getirilen eleştirilere de geniş yer verilmiştir.
Radyoepidemiyolojik çalışmaların sonuçları değerlendirildiği zaman, bazı tanısal medikal incelemelerde alınan radyasyon dozlarında risklerin önemli olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle kitabın üçüncü ana başlığı, radyoloji ve nükleer tıp incelemelerinde, çocuk ve hamileler başta olmak üzere, hastaların ve çalışanların radyasyondan korunmalarına ayrılmıştır. Özellikle, bilgisayarlı tomografi ve girişimsel floroskopi incelemelerinde maruz kalınan radyasyon dozlarının düşürülmesini amaçlayan yöntemler ve bazı teknolojik yenilikler tanıtılmıştır.
Son olarak, düşük şiddetteki radyasyonun toplumun ışınlanmasındaki payı ve sağlık risklerinin nasıl tartışılması ve açıklanması gerektiği üzerinde durulmuştur.