Sevgili Dostlar, Cumhuriyet Gazetesinde radyoloji teknisyenlerinde görülen kanser vakaları üzerine yazdığım yazıyı aşağıda sizlerle de paylaşıyorum.

Cumhuriyet Gazetesi Yayın Editörlüğünün dikkatine:
Gazetenizin 18,12,2018 tarihli WEB sayfasında, Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği (TÜMRAD-DER) Genel Başkanı Heybet Aslanoğlu’nun, son 1 ayda 3 radyoloji teknisyeninin kanser nedeniyle yaşamını yitirdiğini, 7 meslektaşlarına ise kanser teşhisi konulduğu ile ilgili beyanını okudum. Sayın Aslanoğlu ayrıca, daha fazla çalışma, daha fazla radyasyon ve kanser sayısında patlama iddiasında bulunmaktadır. Bu bağlamda aşağıdaki açıklamayı yapma gereğini duydum.
Sayın Aslanoğlu radyolojik incelemelerde taşeron firmalara garanti edilen tetkik sayısını tutturmak için gereksiz yapılan tetkiklerin ve işlerinin arttığını ifade ederken son derece haklıdır. Gerçekten de, son derece hatalı olan bu uygulamanın getirdiği sorunlar sadece gereksiz tetkik sayısının artması ile sınırlı kalmamakta, hastalar gereğinden fazla radyasyona maruz kalmakta, özensiz yapılan incelemeler hatalı tanılara neden olmaktadır.
Ancak radyoloji teknisyenlerinde, radyasyona bağlı olarak kanser vakalarında artış olduğunu söylemek, yıllar sürecek radyoepidemiyolojik çalışmaların sonuçları göstermedikçe, bilimsellikten uzaktır.
İyonlaştırıcı radyasyona meslekleri gereği maruz kalanlar ve radyolojik incelemeler (tanısal) yaptıran hastaların aldıkları radyasyon, düşük şiddette radyasyon olarak kabul edilir. Bu radyasyonun kansere neden olma olasılığı son derece düşüktür. Kanserin ortaya çıkması ışınlanmadan onlarca yıl sonra söz konusu olduğundan, diğer nedenlere (sigara, obesitevs) bağlı kanserlerden ayrılması da mümkün değildir. Bu etki ancak toplum için bir olasılıkla ifade edilir.
1950 yıllarında radyolog ve teknisyenlerde radyasyona bağlı kanser vakaları görülmüş ise de, son yıllarda bilim kuruluşları tarafından tavsiye edilen “korunma kurallarına uyulmasıyla” on binlerce radyoloji çalışanını kapsayan epidemiyolojik çalışmalar hiçbir artışı göstermemektedir.
Günümüzde kişilerin doğal nedenlere bağlı olarak ömür boyu kansere yakalanma oranı %40, ölüm ise %20’nin biraz üzerindedir. Radyasyona bağlanacak vaka oranı ise %1 civarındadır. Sayın Aslanoğlu’nun 12 392 çalışanda ortaya çıkan üç ölüm ve yedi vakayı radyasyona bağlaması bilimsel dayanaktan yoksundur.
Bu tür beyanlar, çalışanlar ve toplumdaki radyasyon fobisini körüklemekte, yanlış bilgilendirmeye beden olmaktadır.
Teknisyen arkadaşlarımız gerçekten zor koşullarda çalışmaktadır, ancak çözüm önerilerini somut ve bilimsel gerekçelere dayandırmaları daha yerinde olacaktır düşüncesindeyim.
Saygılarımla.

Prof. Dr. Doğan Bor
Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi
Fizik Mühendisliği Öğretim Üyesi